Yılların sancıyla geçer ama milâdın olmaz.
Kendi kendinin Meryem’i, Ruh’u ve Tanrı’sı sen!
Çarmıhın çoktan çakılmış – bir cümbüş avaz avaz
Adın yerde lekelenir, gökte muştulanırken;
Kimisi şair der sana, kimisi ise dilbaz.
Mürekkepten tiksinirsen şiir ardında kalsın.
Âmâ bir kâtibe yazdır yüz kızartan aşkını.
Sağır bir çingene çağır – kitarasını çalsın,
Sen pes perdeden söylerken o mâtemdar şarkını.
Günahını dostuna sat, otuz gümüşe alsın.
Göz akına kan oturtan o acıyı unutma
Ve sonra körlemesine yürüdüğün o yolu.
Kanın ağır bir şaraptır, usul usul yudumla.
Bedenin kuruca ekmek – ziyadesiyle tuzlu,
Yine de dişini geçir tükenmez iştahınla!
Yorum bırakın