mâlihülyâ

gece kuşlarının kursağında kaynıyor şafak
puslu ve kısır bir göğün saçağında yalnızım
göz kapaklarımın altı hayâlsiz ve de çorak
bir hudut köyünün delisi kadar ıssızım

fecrin çürük dudaklarında tuzlu bir şarkıdır
ardımda bıraktığım şehirlere düşen güneş
kırk günlük yağmurlarda ıslanmışçasına ağır
bir günahla yürüyorum kör şeytanımla hoşbeş

kör gözü yuvasında felfecir okuyan şeytan
hinlik öğütle bana ya da galîz küfürler saç
işte tanrı işte sen ruhum ikinize meydan
ki insan dediğin nasılsa günaha da muhtaç

14-15.02.2026
Şişli/İstanbul


Yorum bırakın